Temelli uyardı: Bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz

img

ANKARA - İktidarın dış politikasını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Buradan uyarıyorum; bu saha, masa işine kendinizi kaptırmayın, sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” dedi.

 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Temelli, sözlerine polislerce katledilen gazeteci Metin Göktepe ve Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anarak konuşmasına başladı. Temelli, yaşanan katliamların sorumluları yargılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor; 2012 yılında o zaman başbakan, ne Uludere’deki vatandaşlarımızın ne de Hrant Dink davası Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz. 2012’de bunu söylüyor, bugün Ankara’ya baktığınızda dehlizden geçilmiyor. Ankara’nın her yeri dehliz olmuş” dedi.
 
‘BU ÜLKEYİ MASADA BULABİLİRSİNİZ’
 
“Meclis neden kapalı?” diye soran Temelli, Meclis’in tatilde olmasını eleştirerek, iktidarın dış politikasını eleştirdi. Temelli, “Meclisten kaçıyorlar, siyasetten kaçıyorlar, HDP’den kaçıyorlar. Fizana kadar kaçsanız, HDP'den kaçamazsınız. Dış politika bildikleri yok ateşkes için masaya oturdular. ‘Hafter çekti gitti’. Hafter terörist oldu. Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Nedir o klişe, sahada olmayan masada olmaz. Sahada nasıl oluyorlar askeri güçleriyle yani bütün savaş politikalarıyla Ortadoğu sahasında olmak istiyorlar. Neden çünkü Kürt düşmanıdırlar. Kürtlerin kazanımlarına karşı bir siyasetleri olduğu için nasıl içeride bir çöktürme politikasına dayalı bir siyasetleri varsa sınır dışında da kaldı ki ülkelerin toprak bütünlüğüne çok saygılıdır bunlar. Suriye’de Irak’ta şimdi Libya’da aynı şekilde sahada olma peşindeler. Buradan uyarıyorum bu saha, masa işine çok kendinizi kaptırmayın sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” şeklinde konuştu.
 
‘İHVANCI ÇİZGİYİ GELİŞTİRME STRATEJİSİDİR’
 
Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet, 2 meseleleri var. Uluslararası politika deyince iki meseleleri var; bir Kürt annesini görmesin. Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı bir dış politika daha doğrusu bir politikasızlığı var ediyorlar. İç politikaya uygun nasıl bir dış politika geliştiririz diye bir mantıkla hareket ediyorlar.  İkincisi ise İhvan çizgisi. Aynı şekilde hem Suriye’de hem de Libya’da daha önce Mısır’da İhvancı çizgiyi büyütmek için bir strateji geliştirdiler. Suriye Milli Ordularıyla bu İhvancı çizgileriyle hareket etmeye devam ediyorlar. 
 
YANLIŞIKLARIN BAŞINI İKTİDAR ÇEKİYOR
 
Libya’da mesele Türkiye ile ilgili değil Erdoğan'ın şahsıyla ilgili. Bütün ülkeleri tek tek sayıyorlar Türkiye’ye gelince Erdoğan diyorlar. O denli şahsileşmiş bir mesele ile karşı karşıyayız. Buradan bir dış politika çıkmaz. Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda gördüğümüz şey, Ortadoğu’da otoriter rejimlerin barbarlığıdır. Tüm otoriter rejimlerin örtülü bir ittifakı ile karşı karşıyayız. Bakmayın birbirleriyle savaştıklarına. Aslında vekalet savaşları ya da bu zamanın 3. dünya savaşı diyeceğimiz, dünya savaşı Ortadoğu’da bu otoriter rejimler kendi bekalarını sürdürmek uğruna Ortadoğu’da bu barbarlığı üçüncü dünya savaşını sürdürüyorlar. Nasıl mı? İşte son örneği Kasım Süleymani’nin öldürülmesidir. İran için çok önemli bir kişi ve figür barbarca katledildi. İran ertesi gün ABD üslerini roketle vurdu. Tam o sırada bir Ukrayna uçağı düştü, tam 176 masum insan öldü katledildi. Açıklama şu yanlışlıkla oldu. Biz biliyoruz bu yanlışlıkları Suriye’den Yemen’den Afganistan’dan biliyoruz. Bu yanlışlıkların nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. Özelikle Suriye’de bu yanlışlıkların başını bu iktidar çekiyor. 
 
LİBYA YOK!
 
Aynı şey İran için de Suriye için de Türkiye için de Rusya ve ABD için de geçerli. Bakın, diyor ki bir masa kuruyoruz, şimdi Berlin’de ülkeleri sayıyor sayıyor. Libya için masa kuruyorlar, o ülkeler içinde Libya yok. Daha önce Suriye için masa kurmuşlardı, Suriye yoktu. Tam bir yanlışlılar rafı, yanlışlıklar bitmiyor, bitmeyince zulümden şiddetten başka bir şey olmuyor. İdlib’ten bahsediyorlar, İdlib nasıl oluştu? Bu geride bıraktığımız 10 yıla baktığımızda İdlib bütün çıplaklığı ile ortada. Şimdi sınırımıza gelmiş insanlar var. 600 bin insan var o kamplarda. İnanılmaz bir dram var. Vicdan dayanmaz, o 600 bin insanın 400 bini kadın ve çocuklardan oluşuyor. Şimdi kalkmışlar onlara yardım kampanyaları düzenliyorlar. Bütün bu zulmün mülteciliğin müsebbibi sizsiniz. İşte bütün bu tablonun arkasında o ittihatçı kafa var, o Kürt düşmanlığı var. 
 
KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ
 
Suriye’de bu türlü müdahale etmeselerdi, Suriye siyasetine yaklaşımları bu eksende olmasaydı, bugün Suriye’de siyaset başka bir eksende olabilecekti. Siyasi çözüm mümkün olabilecek, siyasi çözümün aslında önü açılabilecekti. IŞİD ile mücadele edilebilseydi, IŞİD ile ortaklık yapılmasıydı, Kobanê’de direnenlere destek verselerdi, bugün Ortadoğu’da bir demokratik çözüm mümkün olabilirdi. İdlib gibi bir vahşet yaşanmazdı, oradan çıkmak zorunda kalan insanların dramı yaşanmazdı. Ne yaptılar? Afrin’e girdiler zeytin çaldılar, Girê Spî’ye girdiler buğday çaldılar. İşte bunların zihniyeti budur; işgal etmek, ele geçirmek, talan etmek, tam bir çete hukuku. Diyorlar ki terör koridorunu temizliyoruz. Bütün koridoru terörize ettiniz. Çözüm Kürt meselesinin çözümündedir. Çözüm demokratik çözümdedir. Bunu yapmanın yolu militarist zihniyetten kurtulmaktır.
 
TECRİTTEN KURTULMADAN...
 
Bugün Türkiye’nin diplomasisi olmayan dış siyasetini biçimlendiren şey aslında iç siyaset. İçeride iktidarda kalabilmenin yolu böyle bir savaş siyasetine dayanıyor. Çünkü içerideki rejimleri bir hukuksuzluk rejimidir. Meşru hukuku askıya alan gayrı meşru bir hukuk sistemiyle ayakta kalmaya çalışan bir iktidardan bahsediyorum, yani tecritten bahsediyorum. Bir istisnai durumu OHAL durumu olağanlaştıran tecridi olağanlaştıran bir durumdan bahsediyorum, bu hukuk anlayışı Türkiye’yi çürütmektedir. Beraberinde işte sınırlarının ötesine de savaşı şiddeti yaygınlaştırmaktadır. Ciddi bir yargı sorunu ile karşı karşıyayız. Bu tecrit hukukundan kurtulmadan bu yargı felaketi devam edecektir.
 
TMK KALKMALI
 
Yargı reformu bakın neyin üzerine çalışıyorlar; çocuk istismarına af peşindeler. Çocuk evliliklerini meşrulaştırmak peşindeler. Yargı reformu dediğiniz şeyde atacağınız ilk adım bunun sözünü tüm halkımıza veriyoruz, Terörle Mücadele Kanunu’nu (TMK)  kaldırmak olmalıdır, bunu da mutlaka kaldıracağız. Hukuksuzluk kanunsuzluk kanun bile tanımıyorlar artık kendi çıkardıkları yasaları bile tanımıyorlar.
 
SİYASET İKTİDARIN KARŞISINA DİKİLMELİ
 
Bir kayyım zihniyetidir. Evet, bizim belediyelerimize kayyım adıyorlar ama yargıya atıyorlar, her yere atıyorlar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri şey, kayyım rejiminden başka bir şey değildir. Bakın, Hakkari’de eylem ve etkinliklerine yasaklanmış, uzatılmış yasak. Her yerde eylem ve etkinlik yasağı getiriyorlar, çünkü kayyım rejimidir. Belediye eşbaşkanlarını görevden alıyorlar, belediye meclislerini de işlevsiz hale getiriyorlar. Çünkü demokrasinin kırıntısına bile tahammülleri yok. Bunu değiştirecek olan bu ülkenin muhalefeti demokratları olmalıdır. Kayyıma karşı çıkmak lazım. İlk günden söyledik, bu kayyım rejimi dedik. Bu OHAL aklı dedik. Darbe mekaniğinin yansımasından başka bir şey değildir. Buna karşı çıkmazsanız, her yere sirayet eder. O yüzden siyaset özgürce bu kayyım rejiminin bu iktidarın karşısına dikilmeli dedik. Urla’ya da kayyım atandı. Siyaset bugün içine sürüklendiği yerden dedi ki Urla’ya kayyım yakışmıyor dedi. Böyle muhalefet olamaz. Kayyım hiçbir yere yakışmaz.
 
KADINA YÖNELİK ŞİDDET HER GEÇEN ARTIYOR
 
Kadına yönelik hiç hız kesmiyorlar. Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların müsebbibi bu iktidar. 17 yıldır iktidardalar. 2003 yılında kadın cinayeti sayısı 83’müş. Şimdi 2019 yılında bu rakam 474’e çıkmış, dehşet verici bir rakam. İnsanın aklı almıyor. Her geçen gün kadına yönelik şiddet kadın cinayetleri artıyor. En son Gülistan Doku, 10 gündür kayıp bulunamıyor, bir şiddet mağduru ve bunu herkes söylüyor. Ama daha dün polisler arama çalışmalarına lütfen katıldılar. O sırada Adalet Bakanlığı bir genelge yayımlamış. Genelgeyi niye yayımlamış diye merak ettik. 5. maddesinde espri saklı, diyor ki basın bu davaların artık üzerine gitmesin, kadına yönelik şiddeti toplumdan saklamaya çalışıyorlar. İçişleri Bakanı eksik durur mu? O da çıktı konuşuyor, atıp tutuyor. Yeni dedi ama yeni hiçbir şey yok genelgesinde.
 
KOBANÊ BİZİM MESELEMİZ
 
Şiddet bitmiyor, sanata şiddet devam. Grup yorum üyesi İbrahim Gökçek açlık grevinin 210. gününde. Ne istiyor İbrahim Gökçek? Konser yapmak istiyor ama yasak. Neden? Çünkü Grup Yorum muhalif bir grup. Konser yasaklarının kalkması lazım. Şiddet gelişiyor sevgili Kadir İnanır’a yönelik şiddet geliştiriyor. Neden? Çünkü sevgili Selahattin Demirtaş’ın kitabı tiyatroya uyarlandı. Buna tahammül edemeyen iki satır kompozisyon ödevi yazmaktan aciz iki satır cümle kuracak olsa, prontüre muhtaç olacak aciz zihniyet, önce Selahattin Demirtaş'a sonra Kadir İnanır’a saldırdı. Onun arkasına da Kobanê’yi sıkıştırdı. Oradan aklınca aba altından sopa gösteriyor. Kobanê meselesi tam da bizim meselemiz, aydınlatılması gereken bir mesele. Aydınlatılması gereken mesele, Kobanê sürecinde katledilen insanların hesabını biz soruyoruz. Ama sana kötü bir haberim var. Biliyor musun, Selahattin Demirtaş bir kitap daha yazdı.
 
KARA DELİK KARA ÇUKUR OLDU
 
Kara delik büyük kara deliği örteceğiz diye bu SGK yasasını çıkardılar. Kara delik, kara çukur oldu. Sosyal yardım ile yaşamak zorunda kalan aileler, toplam ailelerin üçte 1’i ve sosyal yardımların ortala sosyal yardımlar asgari ücretin yarısı. İşte sefalet tablosu, işte yoksulluk tablosu, işte hakların nasıl gasp edildiğinin tablosu. Ne için gasp ediyorlar, hakları çünkü yoksulluk ekonomisi lazım. Bir rant ekonomisi, bir yolsuzluk ekonomisi var, bundan beslenen bir saray, onun etrafında silah tüccarları batan müteahhitleri var. Bir yasa düzenlemesi geliyor Meclis’e, yüksek binaları kaldıracaklarmış. Huylandım tabi. Bu bunların yapacağı bir şey değil. Meğerse arada bir örtülü kayyım hikayesi var, yani belediyelerin imar planlarına ve imar hukukuna müdahale var. Araya başka bir şey daha sıkıştırmış; Ahlat sarayı Anayasa Mahkemesi iptal etti. Bunlar yine torbanın içinde. Biliyorsunuz bunlar torbacı, torbaya Ahlat sarayını koymuş.
 
KANAL İSTANBUL PROJESİ
 
Bir başka proje Kanal İstanbul Projesi.  Ekolojik yıkımın farkında değil, diplomasi bilmedikleri gibi ekolojiyi de bilmiyorlar. Bildikleri tek şey inşaat, dolayısıyla sanki bilgisayar oyunu oynuyorlar. Çizmişler orada bir kanal. Marmara ölür ölmez, Karadeniz ölür ölmez. Risk artar artmaz ama o kadar uyanıklar ki, Montrö anlaşmasını, bunu saklıyorlar. Hani bir Çanakkale köprüsü yapıyorlar ya, bir de Kanal Çanakkale gündemlerinde var. Neden çünkü biliyorlar ki Kanal İstanbul açılırsa, Montrö kadük kalır, bunu biliyorlar. Bu sadece bölgesel anlamda da sınırlı kalmayacak. Küresel iklim krizine zaten en büyük katkıyı yapan ülkelerden biri Türkiye’dir. Küresel iklim krizine çok büyük katkı yapacaktır. 
 
BUNLAR GİTTİ GİDİYOR
 
Halkın, toplumun kaynaklarının nasıl kullanıldığı önemli. Bütün bunlara son vermek elimizde bu düzene katlanmak zorunda değiliz. Bütün toplumsal muhalefete emekçilere kadınlara sesleniyorum; bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna geldik. Bunu biz başardık, siz başardınız, HDP başardı. Şimdi yeni bir yaşamı, yeni bir cumhuriyeti inşa etme zamanı. Türkiye halklarını, işçileri, yoksulları, iradesi gasp edilenleri, Alevi’leri, kadınları bu istibdat rejiminden kurtulmaya çağırıyoruz. Hem ittihatçı anlayışından hem 90’ların karanlık yapılarından hem de saray rejiminden kurtulmak için herkesi ortak demokratik ittifaka bir kez daha çağırıyoruz. Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır.
 
YENİ YAŞAM İÇİN ERKEN SEÇİM DİYORUZ
 
Toplumsal mutabakat için tüm kesimlerle, nasıl bir Türkiye, nasıl bir sistemi konuşma zamanıdır, geç kalmamalıyız. Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa için buluşmalıyız. Anayasal bir hukuk devleti için yan yana gelmeliyiz. Sivil, sosyal ve siyasal hakların eşitlikçi bir düzende hayata geçmesi için çabalamalıyız. Siyasal, toplumsal ve iktisadi barışı var etmeliyiz, yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi var etmeliyiz. Bu sebeple Demokratik Cumhuriyet diyoruz, HDP diyoruz ve yeni yaşam yeni iktidar için erken seçim diyoruz.”

Diğer başlıklar

14:02 Mardin'de 15 Şubat gözaltılarına tepki
13:57 Ferhat Tunç müzik yaşamının 40'ncı yılını kutladı
13:51 Bütçe ‘müdahalelerle’ fazla verdi
13:50 Adana'da Gezi açıklaması: Arkadaşlarımızı aramızdan alanlar yargılansın
13:50 Oluç: İktidar 2023’e kadar bu koltukta oturamayacak
13:36 Kadınlardan 8 Mart çağrısı: Krize ve şiddete karşı isyandayız
13:35 Hindistan büyükelçisi dışişlerine çağrıldı
13:34 İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok partisinden istifa etti
13:17 Yüksekova'da kar kalınlığı 6 metreyi geçti
12:47 Gizli tanık: Parlak gazetecidir
12:03 HDP'li eşbaşkana sosyal medyadan tehdit
11:54 Van'da iş merkezinin çatısı çöktü
11:44 Demirtaş’tan HDP kongresine çağrı
11:37 Karamollaoğlu: FETÖ’nün siyasi ayağı AK Parti'nin kendisidir
11:36 Valiliğe göre Hıristiyan mezarlarını çocuklar tahrip etmiş!
11:22 Sarısaç'ın aracından alınan HDP PM üyesi adliyeye getirildi
11:18 HDP delegesi EGO otobüsüyle kaçırıldı
11:16 AA dünyanın çevresini dolaşıp Ağrı'ya geldi!
11:14 Okul müdürünü yaralayan güvenlik görevlisi intihar girişiminde bulundu
11:12 TÜİK verilerine göre Türkiye'nin yarısı mutsuz
10:51 İdlib'deki HTŞ'liler ailelerini Efrin'e yerleştiriyor
10:49 Bankacılık düzenlemesine HDP’den şerh: Tekel kurmaya çalışıyor
10:42 Van'da 343 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı
10:42 Alınak'ın kitabının gelirini Tunç ailesine bağışlaması suç oldu
10:21 ‘Xewna Şevek Havînê’ Ankara'da izleyiciyle buluşacak
09:00 Mahmur'daki ambargo 8'inci ayda: Hastaneye götürülemediği için ölenler var
09:00 Cudi'nin dağ keçileri avcıların hedefinde!
09:00 Rize Cezaevi'nde koğuş bahçesine boş mermi kovanları atılıyor
09:00 17 ŞUBAT 2020 GÜNDEMİ
16/02/2020
21:53 ‘Siya Avê’ belgeselinin gösterimi yapıldı
21:18 Van’da 4.7 büyüklüğünde deprem
20:53 Suriye rejimi Halep genelinde kontrolü ele geçirdi
19:30 Şırnak’ta gözaltına alınan 4 kişi serbest bırakıldı
19:24 Gezi için ortak bildiri: Ben de oradaydım
18:53 Ruhani’den Türkiye’ye: Soçi Mutabakatı'ndan vazgeçilmemeli
18:33 Osman Kavala için sosyal medya kampanyası
18:20 İran’da 6.0 büyüklüğünde deprem
18:17 Dersim'de gözaltına alınan öğrenciler açlık grevine başladı
18:12 Erciş’te bir genç intihar etti
18:02 Van'da kadın mücadelesi konulu söyleşi
17:57 Konya’da bir şoför geçinemediği için intihar etti
17:47 CHP kongresinde cinsiyetçi ifadeler tepkiye neden oldu
17:42 Psikolog Aykıl: İstismarı önlemenin yolu çocuk haklarını bilmekten geçer
17:29 Urfa’da gözaltına alınan 12 kişi serbest bırakıldı
17:26 Valilik Şırnak’ta yaşanan darp olayının görüntülerini yayınladı
17:22 Kurtulan: Gelin kongrede boyun eğmeyeceğimizi gösterelim
17:17 Karçik’in darp edilmesine tepki gösteren Oluç: Yapılanlar haydutluktur
17:11 Muhabirimiz Yunus Duman serbest bırakıldı
17:04 24 gündür kayıp olan Mehmet Bal’ın ailesi: Devlet sorumluluğunda kayboldu
17:00 İmamoğlu'ndan İBB'ye ait binanın ilçe belediyesine tahsis edilmesine tepki
16:51 HDP’li gençlerden gözaltılara tepki
16:50 'Güçlü bir muhalefetle halkı bu zulümden kurtarmalıyız'
16:39 Çepni: Ekoloji mücadelesiyle savaşa karşı mücadele birleştirilmeli
16:25 'Kürt sorununda başmüzakereci Öcalan'dır'
16:24 7 gündür kayıp Didem Turan’ı arama çalışmaları sürüyor
15:39 Rusya: İdlib'deki siviller için ek geçiş noktaları kuruldu
15:27 Adana'da gözaltına alınan 11 kişi serbest bırakıldı
15:12 Karşıyaka Belediyesi arıcılık kooperatifi kuracak
14:39 İdil’de sokağa çıkma yasağında yaşamını yitirenler anıldı
14:34 DİSK Genel Başkanlığı'na yeniden Çerkezoğlu seçildi
14:23 Libya İzleme Komitesi Münih'te bir araya geldi
13:56 Van'da gözaltına alınanlardan 14'ü serbest
13:55 'Tecridin kaldırılmasından korkanlar barış ve eşitlikten korkanlardır’
13:18 Güven: Kürtsüz siyaset yapamayacaklar
13:05 Kılıçdaroğlu: Toplumsal barışı biz güçlendireceğiz
12:34 İdil'de 15 bin hayvanı bulunan koçerler 10 gündür susuz
12:33 DBB kayyımı kendi kendini yalanladı
11:47 4 ilde 444 yerleşim yerine ulaşım sağlanamıyor
10:37 HDP’li eşbaşkanı hastanelik eden polisler: Yanlış adrese geldik
10:26 AKP kurucularından Şener ‘siyasi ayak’ ile ilgili konuştu
09:58 Kürt Araştırmalar Derneği’nin kurs başvuruları başladı
09:57 Çin'de Kovid-19'dan ölenlerin sayısı bin 666'a çıktı
09:11 Üç cezaevinde tutuklular darp edildi
09:09 Annesi darp edilen Şen: 90 yaşındaki annem de diz çökmeyecek
09:06 'Türkiye futbolu iflas etmiş durumda'
09:04 Avukat Kuzu: Ayverdi kararı Nusaybin Davası'ndaki herkes için uygulanmalı
09:02 Hatimoğulları: Suriye’ye barış ve kardeşliği taşıyacak yönetimlere ihtiyaç var
09:01 Bekçiye kimlik göstermeyen gence polis ceza kesti, mahkeme bozdu
09:00 16 ŞUBAT 2020 GÜNDEMİ
08:22 Cizre'de 15 Şubat protestosu
15/02/2020
23:41 HDP'li Sarısaç hakkında soruşturma
22:46 İstanbul'da GBT sorgusu yapan 3 bekçi bıçaklandı
21:56 Asrın Hukuk Bürosu'ndan İmralı Cezaevi raporu
21:43 Erdoğan’dan İdlib’e askeri müdahale sinyali
21:19 AKP'li başkan yardımcısı yurttaşlara küfür etti
19:56 Erdoğan ile Trump görüştü
19:22 'Açız diyen insanları gözaltına almak yerine işsizliği önleyin'
19:10 İdil’de gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
18:54 Erdoğan’dan ‘helikopter’ açıklaması
18:37 Çavuşoğlu ile Lavrov arasında S-400 görüşmesi
18:30 Gazeteci Candemir’e ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddianamesi
18:02 Amedspor, Sarıyer karşısında sahadan galip ayrıldı
17:48 17 yaşındaki genç kadından 5 gündür haber alınamıyor
17:43 Diyarbakır’da yerel gazetecilerin sorunları konuşuldu
17:41 Ezgilerini seslendirerek Grup Yorum'a destek verdiler
17:31 Erciş'te kurtlar mahalleye indi
17:28 KHK'lılardan eylem: Yaşayan ölüler olmak istemiyoruz
17:25 HDP'den Öcalan'a dönük tecride karşı uluslararası kurumlara çağrı
17:14 Kamu emekçisi kadınlar Gülistan Doku’yu sordu
17:12 Emek Forumu’nda direniş tecrübeleri paylaşıldı